Büyük reklam yıldızı sinekkaydı tıraşlı sert insan Ali DESİDERO. Yeni reklam filmiyle yine karşımızda bu aralar. Dört dörtlük taş fırın erkeği, Maçolukta doktora yapmak istemiş ama hocalarının bir şeyden anlamadığını fark edince, başlarım okula diyip bırakmış adeta. Üstelik bu sefer oğlu da var karşımızda daha şimdiden kendi erkeklik ansiklopedisinin ilk altı cildini tamamlamış. Babasının varisi. Timsaller, ikisi de…
Ama bir terslik var sanki. Resme dikkatli bakın. Mekan alışveriş merkezi sağda solda reyonlar falan. Ana! Adam eşiyle çocuğuyla beraber gelmiş markete. Üstelik ilerde farklı bir reyonda ya da iki adım geride “Ne işim var benim burada” kipinde de değil. Karısının hemen yanında alışveriş sepetini birlikte yürütüyorlar. Reyonlara birlikte bakıyorlar. Cık cık cık.
Maço Türk erkeği hanım alışveriş dedi mi önce bir ıkır cıkır eder, baktı kurtulamıyor, “Hatun al şu parayı kendin git” der. “Akşam Ankaragücü – Gençler Birliği maçı var. Arkadaşlarla maçı izlemeye gideceğiz birazdan. Hem ben anlamam ki alışverişten!..” Hakkı var. Anlamaz bizimki alışverişten. Her şeyden önce işine gelmez.
Ben böyle eşiyle duyarlı bir şekilde reyonlarda gezinen ‘maço’ Türk erkeği görmedim. Görenler varsa beni de bilgilendirmelerini rica ediyorum. Şayet haklıysam bu Ali Bey nereli?
kanka, sen çok düşünüyor musun bunları?
yok ben tv izlemiyorum ondan reklam ile ilgili düşüncelerini sorgulamıyorum:)) sadece merak ettim.. sen uzaylı mısın?
desidero nece?
kanka, sen çok düşünüyor musun bunları?
yok ben tv izlemiyorum ondan reklam ile ilgili düşüncelerini sorgulamıyorum:)) sadece merak ettim.. sen uzaylı mısın?
desidero nece?
bilmiyorum ama türkie değil sanırım.
genelde evde ses olsun die ya müzik açarım ya da tv. ister istemez takılıyor gözüm. çok düşünmüyorum. bi şimşek çakıyor, ortalık aydınlanıyor. hepsi bu : )
bu uzaylımısın sorusunu pek sık duyar oldum walla ben de şüphe duymaya başladım. ama dış görünüşüm normal. gözlerimle altını eritemiyorum, ve bi bakışta karşımdakinin iç çamaşırlarını göremiyorum… (ama üstüne düşeceğim. belki bi gün….. hehe….
geçenlerde babama anlattım benim kanka bile bişi farketmiş diye, dayımla koptular haklı adam die:) hihehehehe sona onnar başladı onnarın zamanındaki reklamlardan bahsetmeye.. tv yeni ya herşey acemice..
aslında geçenlerde bi türk filmine takılmıştım. acayip saçmaydı.
klasik konu, kız bi adama aşık olur, adam psikopattır, kıza yüz vermez vurur öldürür. sonunda kız hastaneye kaldırılır ve hastanedeki doktora aşık olur. adam da kıza. bunlar evlenir.
Kız gelinlikle adam damatlıkla, nikâh dairesinin uzun merdivenlerinden güle oynaya inerler, sağ ve sol tarafları onlara kâğıt parçaları atan sevinçli insanlarla doludur. Arabaya binerler, kız karşısında duran o psikopat sevgiliyi görür, şok olur, o sırada damadın arkadaşı O adama bir zarf verir (yani dilenci sanar). Tam arabayla yanlarından geçerken kamera yerdeki küçücük yani bir avuç suyu gösterir, araba su birikintisinin üstünden geçer ve psikopat adam kafasından aşa sırılsıklam olur. o minicik su birikintisi nasıl olmuşsa bir okyanusa dönmüş ve psikopat adamı sırılsıklam etmiştir..
tabi ben bu sırada niye böyle bir filmi izliyorum deli miyim neyim diye düşünmeden edemiyorum!!
Ayrıca yabancı yapım bir film vardı. İsmini ne yazık ki hatırlamıyorum ama salak ile avanak türü biriydi. Yine iki tipleme var bunlar küçüklüklerinden beri alışveriş dükkanının önde duruyorlar. çünkü anneleri ne zaman içeri girse bunları pusette orda bırakıyor. neyse bu ikilinin filmini yapıyorlar ama bunlar da biz olmadan o filmi çeviremezler diyorlar. Hollywood’a yola çıkıyorlar. Kimle “bizim filmimizi yapacaklar, engellemeye gidiyoruz” deseler, “hangi salak sizin gibi salakların filmini izler ki?” diyip -hım işte burada bir salak izliyor- manasında kameraya bakıyorlar. hehe çok komik oluyor tabi :)
birde çekim hataları var filmlerde harika oluyor.. Ciddi filmlerde koymuyorlar da böyle abidik filmlerde çekim hatalarını veriyorlar. Harika oluyor:))
işte böyle, benim çenemin gazabına uğrattım sizi:)) hiheha ve geçmişler olsun
geçenlerde babama anlattım benim kanka bile bişi farketmiş diye, dayımla koptular haklı adam die:) hihehehehe sona onnar başladı onnarın zamanındaki reklamlardan bahsetmeye.. tv yeni ya herşey acemice..
aslında geçenlerde bi türk filmine takılmıştım. acayip saçmaydı.
klasik konu, kız bi adama aşık olur, adam psikopattır, kıza yüz vermez vurur öldürür. sonunda kız hastaneye kaldırılır ve hastanedeki doktora aşık olur. adam da kıza. bunlar evlenir.
Kız gelinlikle adam damatlıkla, nikâh dairesinin uzun merdivenlerinden güle oynaya inerler, sağ ve sol tarafları onlara kâğıt parçaları atan sevinçli insanlarla doludur. Arabaya binerler, kız karşısında duran o psikopat sevgiliyi görür, şok olur, o sırada damadın arkadaşı O adama bir zarf verir (yani dilenci sanar). Tam arabayla yanlarından geçerken kamera yerdeki küçücük yani bir avuç suyu gösterir, araba su birikintisinin üstünden geçer ve psikopat adam kafasından aşa sırılsıklam olur. o minicik su birikintisi nasıl olmuşsa bir okyanusa dönmüş ve psikopat adamı sırılsıklam etmiştir..
tabi ben bu sırada niye böyle bir filmi izliyorum deli miyim neyim diye düşünmeden edemiyorum!!
Ayrıca yabancı yapım bir film vardı. İsmini ne yazık ki hatırlamıyorum ama salak ile avanak türü biriydi. Yine iki tipleme var bunlar küçüklüklerinden beri alışveriş dükkanının önde duruyorlar. çünkü anneleri ne zaman içeri girse bunları pusette orda bırakıyor. neyse bu ikilinin filmini yapıyorlar ama bunlar da biz olmadan o filmi çeviremezler diyorlar. Hollywood’a yola çıkıyorlar. Kimle “bizim filmimizi yapacaklar, engellemeye gidiyoruz” deseler, “hangi salak sizin gibi salakların filmini izler ki?” diyip -hım işte burada bir salak izliyor- manasında kameraya bakıyorlar. hehe çok komik oluyor tabi :)
birde çekim hataları var filmlerde harika oluyor.. Ciddi filmlerde koymuyorlar da böyle abidik filmlerde çekim hatalarını veriyorlar. Harika oluyor:))
işte böyle, benim çenemin gazabına uğrattım sizi:)) hiheha ve geçmişler olsun